
 |
 |
 |
 |

DİYALEKTİK SIÇRAMA TÜRKİYE MİLLİ MUTABAKATININ SAĞLAMASINI YAPIYOR

‘Bir her sayıya nüfuz etmiştir. Bütün sayıların ortak ölçüsüdür. Bütün sayıları kendisiyle birleştirmiştir., ister çıkartarak ister çarparak. Bir, her zaman aynı ve değişmezdir, bu nedenle kendi kendisiyle çarpıldığında yine kendisini verir. Parçası olmasa da bölünebilir. Bununla birlikte bölme parçalardan çok yeni birimler doğrurur. Ama bu birimlerin hiçbiri bütün birimden daha küçük veya daha büyük değildir ve en küçük parçası kendi bütünlüğü içinde kendisidir yine.’ Annemarie Schimmel, Sayıların Gizemi
Üç yıldır Analiz yazıyorum…
Önce Habertürk’te… Sonra Skytürk ekranları için… Sonra da Korsanhaber.com’da…
Üç yıldır bir koordinat sisteminin apsis ve ordinatı gibi iki akstan gerilim altında tutulan Türk Devlet ve Milletinin uzlaşma alanlarını araştırıyorum.
Üç yıldır, bir ‘Altın Orta’nın peşindeyim.
Aynı zaman diliminde yaşanan bir Türk-Kürt geriliminin, eğer o apsis ise, bir Dindar-Laik gerilimiyle birlikte kolektif bilinçaltımızı yırtabileceği endişesi taşıyorum.
Analizlerin çoğu bu konu üzerine yazıldı…
LAİK YANILGI, BEYAZ TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI, IRKÇILIK MİLLİYETÇİLİĞE DÜŞMAN, KÜRT KİMDİR, BEN NİYE DEVLETÇİ OLDUM, TÜRK BİR IRKIN DEĞİL, ULUSUN ADIDIR, YURTSEVER, TÜRK’ÜN İRONİ İLE İMTİHANI, KÜRT’ÜN TÜRK’TEN BAŞKA DOSTU YOKTUR, HAYIR EFENDİM, MİLLİYETÇİLİK YÜKSELMİYOR, TÜRKİYE’DE LAİKLİK İSLAM’I NASIL KORUYOR, DESTUR, LAİK VAR, LİBERAL KALKAN, TÜRKİYE’NİN YENİ ÖZAL’I SOLDAN ÇIKACAK, NE OLACAK BU FETHULLAH GÜLEN KORKUSU, ALLAH İLE KUL ARASINDA OLAN DİN DEĞİL İNANÇTIR, İRTİCADAN ÖNCEKİ TEHDİT MUHAFAZAKARLAŞMA, TÜRBAN SORUNUNU CHP ÇÖZECEK, TÜRKİYE’DE TÜRBANLILAR LAİKTİR, TÜRBANLI KADININ İNTİBAHI, İÇ SAVAŞ ÇIKMIŞ, AK PARTİ TSK ALEYHİNE NEWS MANAGEMENT YAPANLARLA ARASINA MESAFE KOYMALIDIR, KIRALİÇENİN KARŞISINDA REVERANS YOK, RECEP TAYYİP ERDOĞAN, BU İS BU SİS BU PUS DAĞILINCA, TABULA RASA, LİBERALİST TUZAK, TÜRKÜM MÜSLÜMANIM LAİKİM, BAŞBAKAN’IN BAŞI ELLERİNİN ARASINDA, HALKIN DOSTLARI KİMLERDİR, KÜRT’ÜN TÜRK’TEN BAŞKA DOSTU YOK…
Bu Analiz’lerin temel endişesi farklılıklarımızın birbirinin varoluş teminatı olabilmesi idi. İnternette ilgililerinin okumasına açıklar.. Bir kısmı Korsanhaber’in arşivinde, bir kısmını google’dan araştırabilirsiniz.
Bu Analizler sırasında, Hamd-ı Sena ederim ki, majör bir hata yapmadım. Analiz’lerin öngördüklerinden tamamına yakını gerçekleşti.
Şimdi ayrıntılara girmeye gerek yok... Türkiye’de gerilimi, parçalanmayı, yapıbozumunu, ayrışmayı engellemeye yönelik bu Analiz’ler onlarca tezi içeriyor.
Bu tezlerin kimi AK Parti’de somutlaşmış dindarları, kimileri ise CHP’de mücerred laikleri rahatsız etti.
Her iki taraftan da payıma düşen eleştiriyi aldım.
Ama, takip edenler bilir, inadımdan vazgeçmedim.
Çünkü bu süreçte seslendirdiğim onlarca tez arasından ikisinin büyük gücüne inanıyordum.
BU TEZLERDEN BİRİNCİSİ: TÜRKİYE’DE DİNİN LAİKLİĞİN, LAİKLİĞİN İSE DİNİN TEMİNATI OLDUĞU TEZİ İDİ. İlgilileri pek çok Analiz’de ayrıntılarını okuyabilirler.
İKİNCİSİ İSE: Kısaca özetlemek gerekirse, Osmanlı’dan sıçrarken, Osmanlı’nın bazı kazanımlarına sırt çevirmemizin büyük bir dengesizlik yarattığı… Bugün ise, Türk Devlet’i bir sıçrama yapacaksa, aynı hatayı tekrar etmeyip, Kemalizmin kazanımlarına sırtını çevirmemesi, onları onarması ve sıçramayı bu zemin üzerinde yapması teklifi idi…
Bunlar bizi TÜRK yapan iddialarımız.
Bu Analiz’ler sürecinde…
Tayyip Erdoğan’ı Kemalistler’e yaklaşmaya çağırdığım da oldu…
Deniz Baykal’ı ‘Laik Yanılgı’yı tashih etmeye davet ettiğim de…
Bugün tarihin geldiği dönemeç, haklılığımı ispat ediyor diye düşünüyorum.
‘AK Parti CHP’lileşiyor, CHP AK Parti’leşiyor,’ diye özetlenen süreç kabaca üç yıldır teklif etmekten usanmadığım çözümdü.
Devlet’in ve Siyaset’in kodlarındaki kimi yazım yanlışları, hadi bilgisayar yazılımcılarının diliyle söyleyelim, ‘bug’ların çoğu zaman diyalektik bir metodla bazen karşıtı bazen de kendisi tarafından tashih edilebileceğine inanmıştım.
Şükür bugün bu noktaya geldik…
Şükür ki, bu topraklarda İslamiyet’in serbestçe yaşanabilmesinin teminatının laiklik olduğunu ve Türk laikliğinin kökenlerinin Batı’dan çok Türk-İslam kültürü içinden neş’et ettiğini kavrayabilecek bir dönemeçteyiz.
Şükür ki, ‘Türk-Kürt kardeştir,’ naivitesi ile farkında olmadan yapılan ayrıştırıcılıktan, ‘Türk ve Kürt aynıdır’a çevirebiliyoruz zihnimizi.
Siyasi partilerin küçük kazanımlarından, ordu-millet çelişkisinden, laik-antilaik diyalektiğinden çok daha başka bir kapı açmanın önündeyiz.
Bu fırsatı değerlendirebilirsek Türkiyemizin Cumhuriyet Sonrası en büyük sıçramasını gerçekleştirebiliriz.
Bunu başarma yolunda büyük cesaret gösteren Recep Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal’a büyük saygı duyuyorum.
Değil mi ki, Deniz Baykal mütesettir hanımları içerebilen bir söylem geliştirmeye başlamış…
Ve değil midir ki, Recep Tayyip Erdoğan devlet aklı ile hamhal olabilmiştir…
Bundan sonra kavgaları bile bu milletin ve devletin lehinedir.
Küçük harfle yazılan siyasetten çıkıp, büyük harfle yazılan Siyaset resmine baktığımız zaman bu iki ‘devlet adamı’nı (Artık ‘Devlet Adamı’ olduklarına şüphe yoktur.) tarihimizin saygıyla anacağını görebiliriz.
Bu büyük ‘Diyalektik Sıçrama’ anında Türkiye’nin bütün ‘milli güç’ unsurlarına ihtiyacımız var.
Kimsenin ve hiçbir grubun yalıtılmaması gereken bir noktadayız.
Bu sıçramada örneğin Fethullah Gülen Cemaati’nin de, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin de katkıları olacaktır.
Daha doğru bir ifade ile, katkıları ancak, birlikte olabilecektir!
Tartışmaktan korkmayalım.
Türkiye’nin muhalif kardeşlerinin tartışması bugün yurdumuza yukarıdan aşağıya ve batıdan doğuya yaşatılan eş zamanlı gerilimlerin ilacını üretiyor.
Bu büyük ‘Diyalektik Sıçrama’yı yapabilecek bir ülkede yaşamaktan mutluluk duyuyorum…
Türkiye’deki farklı fikirlerin, varlıklarını muhaliflerinin varlıklarıyla teminatlandırabileceği bir sürece giriyoruz.
Cümleyi tekrar yazıyorum:
Türkiye’deki farklı fikirlerin, varlıklarını muhaliflerinin varlıklarıyla teminatlandırabileceği bir sürece giriyoruz
Önümüzde bizi bekleyen o büyük ve mutlu ülkeden umutluyum.
Türk olduğum için mutluyum.
O vakit, birlikte ısrara devam…

|