Korsan Haber


Anasayfa Yazarlar Analiz Dosya Futbol Ekonomi Teknoloji Magazin Güzel İnsan Videoblog Fotoblog Whois English 04.09.2010





Atılgan Bayar
ab@korsanhaber.com


'Merit' ve 'Spoils System' tartışacağız

Bir kısım diyor ki:   

Siyasi iktidar her yere yandaşlarını dolduruyor ve kadrolaşıyor.
Başka bir kısım diyor ki:
Elbette öyle olacak. İktidar kendi kadrolarıyla çalışacak.

...
Bir kısım diyor ki:
Böyle olursa siyasi iktidar devleti ele geçirir.
Başka bir kısım diyor ki:
Asıl böyle olmazsa, bürokrasi devleti yönetir, seçilmişler asla gerçekten iktidar olamaz.

...
'Siyasi iktidar ekibiyle gelsin, her yere yandaşlarını ve ekibini atasın, giderken de bütün ekibiyle gitsin' diyenler 'Spoils System'i savunuyor.
'Hangi iktidar gelirse gelsin, kadrolar değişmesin' diyenler ise 'Merit System'i..

...
Demokrasinin güçlü olduğu ülkelerde, 'Spoils System' başarıyla uygulanıyor.
Örneğin Amerika'da, örneğin Obama iktidara geldiğinde, her yere yandaşlarını atıyor...

Ama güçlü ve demokratik bir 'check and balance' yapısı kurulu olduğu için, 'devleti ele geçirmek' spekülasyonu yapılmıyor.
Bizde ise, bir yandan 'hangi iktidar gelirse gelsin biz iktidardayız vesayeti' hükümetin ekibine direnirken, bir yandan da onun siyasi izdüşümleri itirazın sesini yükseltiyor.

...
Oysa, icraat anlamında en fazla işin 'Spoils System'de yapılabildiği düşünülüyor.

Amerika'da da öyle... Türkiye'de belediyecilik geleneğinden hükümet olan iktidarın icraatları da onu gösteriyor...
Ülkede yükselen, 'acil demokrasi' zorunluluğu da 'Spoils System'i çağırıyor.
Referandum'da 'Hayır' diyecek CHP bile, artık türbandan af konusuna kadar hemen her konuda, bu 'acil demokrasi' tezini söylem düzeyinde destekliyor.

...
Önümüzdeki anayasa değişikliği ise, yeterli veya yetersiz,  bir vesayet sisteminin kaldırılıp, yerine sivil bir 'check and balance' sistemi
kurulabilmesine yönelik ilk girişim.

Başarılı olursa, Türkiye yönetim anlayışı olarak 'Merit System'dan, Spoils System'a geçmeye başlamış olacak....
Ardından önerilecek yeni anayasa ile de, 'Yarı Başkanlık Sistemi'ne yaklaşacağımızı tahmin edebiliriz.

...
İktidara gelenin bütün kadrosu ile geleceği ve seçim yenilgisi aldığı zaman bütün kadrosu ile çekilip gideceği, milli birliği tahkim edecek bir demokrasinin alt yapısının kurulma sürecine girdiğimizi söyleyebiliriz bir ölçüde.
Ama kaygılar da sürüyor.

...
Baykal döneminde CHP sürecin içine giremedi. Kılıçdaroğlu'nun ise, kendisi 'Merit System'in içinden çıkmış olmasına karşın, en azından söylem düzeyinde sürecin içinde durduğundan kuşku yok. İtirazları teknik nedenlerden kaynaklanıyor.

Ama referandumdan sonra, yönetim metodlarında önemli yapısal değişiklikler kendisini dayatırken, sürece somut olarak katkı vermek istiyecek mi dersiniz?

Yoksa, bir CHP geleneği uyarınca, ateşteki kestaneleri  tek başına AK Parti 'ye toplatmaya devam mı edecek?
İşte onu, şimdilik bilemiyoruz.






Bir musibete bin nasihat
Yılmaz Karakoyunlu 

Cumhuriyetin Başarısı
 Can Akçay





Saatleri ayarlama Enstitüsü’nde Referandum
Ümit Eren Yurtsever 

Ankara'daki ne ki, Diyarbakır'da o olsun?
 Cengiz Çandar





Yüksek Seçim Kurulu halkı rahatlatmak zorunda
Can Ataklı 

Politik hata değil, ideolojik sapma
 İbrahim Kiras





Dört kıvılcımın düştüğü gün
Özcan Tikit 

Ernst-Necip değil, Q7-Süreyya ikilisi
 Hakan Arslan





Yorumlar Yorum ekle
Bu yazı için yorum eklenmemiştir.


 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    



Anasayfa | Yazarlar | Analiz | Dosya | Futbol | Ekonomi | Teknoloji | Magazin | Güzel İnsan | Videoblog | Fotoblog | Whois | English

Anasayfam Yap | Detaylı Arama | Günün Tüm Haberleri | RSS | Sitene Ekle | Arşiv | Anket | En Popüler Siteler | Trafik Kameraları | Künye | Reklam | Bize Ulaşın