


Barbaros H.
|
 |
 |
 |

Askeri şura gibi medya şurası yapılsın

Operasyon üzerine operasyonlu günler yaşıyoruz. Hayır, Ergenekon operasyonundan bahsetmeyeceğim, benim dikkatinizi çekeceğim başka bir operasyon ; www.dorduncukuvvetmedya.com sitesi medya da bir operasyonu haber veriyor Doğan Grubuna geçtikten sonra hareketli günler yaşayan Vatan Gazetesinde Magazin Müdürü Müge Anlı'nın görevine son verilmiş. Haber mühim, acaba diyoruz medya'da yapılacak değişikliklerin 1. dalgası Müge Anlı'yla mı başlıyor. Malum Müge Anlı soyadıyla müsemma Anlı, şanlı bir abla. Ekranlardan bakanlara seslenir, dikkat çeker, cinayet çözer , dedikodulara açıklık getirir. Ayrıca kişisel sosyal tasarımları arasında 'Oskarlık bir senaryo' yazmak , 'Assolist' olmak, gene magazinci olan eski ustası eşi Burhan Bey'den ayrılmak vardı. Sonuncusunu yaptı bakalım diğer tasarılar gerçekleşecek mi? Tabii burası Türkiye, Müge Anlı şu ana kadar yaptığı bu müthiş içerikli işlerine bir başka kanalda devam edebileceği gibi bir kanalın başına getirilme olasılığı da mümkün. Yani Anlı'nın görevden alınmasının bir medya ıslah programının birinci dalgası olduğunu söylemek için çok erken. Türkiye'nin önündeki binlerce sorundan türban meselesini cımbızlayıp iktidarın ve muhalefetin 'gündem' sınırlarını kısır döngüye çeviren ekran gediklilerinin bu tür magazin programları doğrusu çok işine yarıyor, Müge Anlı işini görenler bu bakımdan önemlidir, bakmayın taraflı, tarafsız bölgelerde ahkam kestiklerine entellik tasladıklarına sabahları dedektifçilik, öğleden sonraları yaralı gönülleri tedavi ve evlendirme akşamları ne çıkarsa bahtına, bir nevi kumar ve saçma sapan yarışmalara yer veren kanallar prime time ve sonrası programlarda tüm gün dedikodu, kumar , cinayet sonrası yorgun düşmüş sorgulamayan izleyicinin önüne koyduğu ciddi siyasi tartışma programlarıyla aslında izleyiciden kopuk yayın yapıyor. Bu tür yayınlar izleyiciye değil daha ziyade mesaj vermek istedikleri siyasi, askeri odaklara. Zaten insanın bu programları izlerken içinden, yahu kardeşim siz her hafta birinizde toplanın kendi aranızda konuşun zaten ekranları dön baba dönelim aynı insanların aynı fikirleri söylediği kabul günlerine çevirdiniz demek geçiyor. Müge Anlı ve prime time veya sonrası entel takılanlar unutmayın birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları. Müge Anlı yerinden oynarsa 2., 3., 4,5,6. dalgalar bu programlarda değişime kadar dayanır Bu bakımdan Anlı'nın gidişatını dikkatle izliyoruz. Medya türban ve laiklikle sınırlı gündemini magazinle ayakta tutuyor. Medya Türkiye'de birinci sırada sorun olmaya devam ediyor. Türkiye ekranları sabahtan akşama göbek atan kumar oynayan prime time sonrası da sorun üstüne sorun çıkartanlara esir düştü. Kardeşim madem bu kadar demokrasi sorunu var patronlarınızın kanallarında o zaman niye gündüzleri göbek attırıyorsunuz ? Demokrasi sorunu gece mi aklınıza geliyor, bu kadar yoğun sorunu olan bir ülke sabahtan akşama göbek atıp sadece akşamları haftada birer kere mi demokrasiyi, türbanı, anayasa'yı tartışır. Bilimsel değerlerini kaybetmiş para kazandıkları medya gruplarının çıkarlarının hoparlörü olmakta yarışan, kimisinin akademik ünvanları da olan bir medya takımıyla karşı karşıyayız. Bunlar uzlaşma, barış derken Türkiye'yi sanki başı açıkların ve başı örtülülerin her gün sokaklarda birbirlerine kezzap fırlattığı bir ülkeymiş gibi varsaymaları gerçek bir komedi. Barış, uzlaşma ayağına tezgah açabilmek için sorun çıkartan onlar. Başörtüsü meselesini tırmandıran da onlar, çözelim diyende. Cumhuriyetin temel esası laiklik ile ilgili bir karar aldı anayasa Mahkemesi, tartışma ortadan kalkacak diye ödleri kopuyor. Elbette medya grupları inandırıcı, etkileyici olma güçlerini kaybedince yeni yüzler aramak zorunda kalıyor. Bu noktada medya köşe yazarları, köşe yazarı konuk, sunucularını da gözden geçirmek zorunda kalacak, sadece Müge ile iş bitmez ama dediğim gibi belki de Müge Kanal D'nin veya ATV'nin başına geçer, bu da sürpriz olmamalı. Tıpkı Askeri Şura gibi yılda bir kere toplanan 'Medya, İletişim Şurası' olsa ve her temmuz ayında yayın vukuatı olanların dosyaları incelense kim bilir her yıl kaç tanesinin askerlikle pardon medya ile ilişkisi kesilir bir düşünün . Prof. Kaynak Samanyolu TV de 'İktidar askerle çok yakın ilişkiye girmeli, hatta ailece , görüşsünler yaklaşsınlar' mealinde konuşurken aklıma düştü sivil asker yakınlaşmasından 'Askeri Şura' örnek alınarak kamu yayıncılığından gelenlerin bir araya getirildiği 'İletişim, medya Şurası' kurulup şu medyanın gidişatı ele alınamaz mı ? Hepsinin dosyası bir bir incelense diyorum..... Böyle bir şeyin olduğunu varsayalım; işsiz Müge Anlı şuranın başına getirilirse gene sürpriz olmaz !

|
 |








|