Korsan Haber


Anasayfa Yazarlar Analiz Dosya Futbol Ekonomi Teknoloji Magazin Güzel İnsan Videoblog Fotoblog Whois English 11.03.2010





Yılmaz Karakoyunlu



Tayyip Beyin Süratli Talihi…

      Tayyip Bey, son hengâmeli Meclis oturumundan sonra sinirli şekilde MHP sıralarını muhatap almış ve sert konuşmuştu.

      Eşine ve kendisine sataşıldığı iddiasındaydı. Kendisi için peygamber iması ve Emine Hanım hakkında GATA ihsası yakışıksız kaçmıştı.

      Tayyip Bey gürültülü celsenin sorumluluğunu MHP’ye yükledi. Geçmiş yıllarda yaşanmış benzer nitelikli olayların müsebbibinin de MHP olduğunu vurguladı.

      Bu üslubu sıklıkla tekrarladı. Siyasette makbul olan tekrar yöntemiyle hafızalarda farklı bir MHP tarifi yaratmak istiyordu.

      Önceki gün eline bir yeni fırsat geçti. Devlet Beyin memleketi ve seçim çevresi olan Osmaniye’de Türkiye için çok önemli bir demir-çelik yatırımının açılışını gerçekleştirdi.

      Bu açılışta sözü MHP’ye getirdi. Mecliste yaşananları kendi üslubu ile aktardı. Devlet Beyi, seçmenlerine şikâyet etti.

      Önceki anlattıklarından farklı ve abartılı sözleri yoktu; ama tekrar ve pekiştirme sanatının fırsat ve imkânlarını sonuna kadar kullanmayı sıklıkla kullanıyordu.

      Fırsatı ganimet saymak siyasetin doğal gıdasıdır. Bu üsluba itibar ettiği gerekçesiyle Tayyip Beyi siyaseten kınamak ve yargılamak doğru değildir.

*

      Ancak bir nokta var ki, bunu da görmezlikten gelmek doğru değildir.

      Olay şudur: Türk siyaseti her zeminde bir birine karşı hırçın, hatta kırıcı üslupla eleştiri getirmekte olduğundan gerginliğin sükûnet bulması mümkün olmuyor.

      Bu gerginlik kaçınılmaz şekilde dış ilişkilere de yansıyor. Dış birim başkanları, devlet başkanları, hatta büyükelçiler Türkiye meseleleriyle ilgili açıklamalarında bu kızgınlığın yarattığı zemini fırsat sayarak Türkiye’nin içişlerine müdahale eden lisan ve tavır sergiliyorlar.

      Son örnek Amerikan Büyükelçisinin basında yer alan açıklamasıydı. Büyükelçi James Jeffrey, görüşlerini belirttiği varsayımının kıvrak mazeretlerine sığınarak Türkiye’nin iç işlerine açıkça müdahale etmişti.

      Bu duruma karşı siyasetçilerden ses çıkmadı. Ak Parti kendi meselelerine müdahale eden üsluba adeta bigane kaldı.

      CHP çok iddialı dış politika uzmanı milletvekilleri olmasına rağmen ağzını açmadı. Aynı şekilde MHP de benzer ilgisizlik örneği gösterdi.

      Büyükelçi darbe iddiaları, ordu-siyaset ilişkisi, Ergenekon soruşturması konusunu uzun uzun tartışmıştı. Üstelik Türk dış politikasının eksen değiştirdiğini söyleyerek Amerika’ya doğru yön belirlemesi bile yapmıştı.

*

      Bütün mesele Türkiye’nin Meclis görüşmelerinde nazik ve hoşgörülü bir üsluba sahip olmayışında değildir. Ama en önemli nedenlerden birisi budur.







Ergenekon, Balyoz ve Bir Çuval İncir
Can Akçay 

Bihter- Behlül , Adem-Havva
 Ümit Eren Yurtsever





İçte-dışta tıkanıklık...
Cengiz Çandar 

Baykal neden Başbuğ’un kellesine kafayı taktı
 İbrahim Kiras





Paşalar da eşleri kadar cesur olabilirdi
Can Ataklı 

Bilimde Yozlaşma...
 Asu Mansur





Yorumlar Yorum ekle
Bu yazı için yorum eklenmemiştir.


 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    



Anasayfa | Yazarlar | Analiz | Dosya | Futbol | Ekonomi | Teknoloji | Magazin | Güzel İnsan | Videoblog | Fotoblog | Whois | English

Anasayfam Yap | Detaylı Arama | Günün Tüm Haberleri | RSS | Sitene Ekle | Arşiv | Anket | En Popüler Siteler | Trafik Kameraları | Künye | Reklam | Bize Ulaşın